MERSİN Eğitim Sen 11. Dönem 1. GENEL MECLİS TOPLANTI RAPORUDUR:

MERSİN 11. Dönem 1. Genel Meclis Raporu

11. Dönem 1. Genel Meclis Raporu

 

MERSİN Eğitim Sen 11. Dönem 1. GENEL  MECLİS TOPLANTI RAPORUDUR:

İçinden geçtiğimiz dönem, kendine özgü özellikleri bulunan ve bu nedenle de döneme uygun mücadele perspektifi belirlenmesine ihtiyaç olan bir süreçtir. 11. Dönem çalışma programının hem bu döneme, hem de emek hareketinin kendine özgü açmazlarına da kafa yoran, bu hedeflere yönelik ufku da tarif eder nitelikte olması gerekmektedir.

Oysa 11. Dönem Taslak Çalışma Programının, sadece sendikanın kurumsal rutin işleyişi esas alınarak hazırlandığı ve soyut beklentileri ifade etmekte olduğu görülmektedir. Emek hareketinin geleceğine ilişkin hedefleri tarif etme ve mevcut sürecin sorunlarına özgün çözümler önerme açısından taslak programın geliştirilmesine ihtiyaç vardır.

Bu bağlamda 11. Dönem Taslak Çalışma Programına katkı sağlayabilecek öneri  ve değerlendirmeler şunlardır:

  1. Programın giriş bölümünde kapsamlı bir dönem değerlendirmesine ihtiyaç vardır. Bu değerlendirme içinde;
  • Küreselleşme, kapitalizmin yeni birikim düzeni ve bunlara karşı atılacak adımlar,
  • Ülkede yaşanmakta olan çoklu krizin analizi,
  • Ekolojik kriz ve nedenleri, doğanın metalaştırılması, ekolojik kriz ile çalışma hayatı arasında karşılıklı ilişkiler/etkileşimler,
  • Emek hareketinin yeniden yapılanmasına ilişkin perspektif,
  • Emek hareketinin Türkiye’deki durumu ve emek alanıyla ilgili çizilmiş olan yasal çerçeveyi aşma hedefi (özellikle 4688 sayılı yasayı aşmak esas alınarak bu değerlendirme yapılabilir),
  • Emek hareketinin yeniden yapılanması tartışmaları içinde Eğitim Sen’in ve KESK’in işlevine ilişkin geliştirilecek yaklaşım gibi konulara yer verilebilir.
  • Genel kurulda alınan kararlar uygulanacak vurgusu giriş ve sekreterlikler bölümlerinde belirtilmiş ancak genel kurulda alınan kararların neler olduğu belirtilmemiştir. Bu nedenle kararların şubeler üzerinden üyelerin bilgisine sunulması önerilmektedir.
  • Grevli gerçek toplu sözleşmeli sendika hak mücadelesi taslakta bir kez bahsedilmiştir. Sendikalar özellikle de KESK ve eğitim sen için olmazsa olmaz olan grevli toplu sözleşme hakkı yeniden en önemli talep olmalıdır.
  • Taslak programda ekoloji ile ilgili herhangi bir yaklaşıma yer verilmemiştir. Günümüzde çalışılan iş kolu ayrımının ötesinde herkesi aynı derecede etkileyen sorunlardan biri de ekolojik krizdir. Ekoloji konusu hem bütün çalışanların hem de kapitalizmin bütün mağdurlarının ortak ilgi alanıdır. Bu bağlamda ekoloji aynı zamanda her alandaki emekçileri yan yana getirebilecek önemli bir paydadır. Bunun da ötesinde bu sorun, özellikle genç kuşak başka olmak üzere bütün toplumda karşılığı olan bir konudur. Eğitim Sen, hem merkezi olarak hem de yerellerde ekoloji meclisleri kurulmasını hedeflemeli, sendikal mücadeleyle ekolojik mücadeleyi iç içe geçiren bir yaklaşımı geliştirilmelidir.
  • Taslağın belirli bölümlerinde diğer kurumlarla ortaklaşma vurgusu sık sık yapılmasına rağmen Egitim işkolumuzda yaşanılan sorunlara dair Eğitim işkolundaki diğer sendikalara çağrı yapma işkoluna ilişkin sorunlarda ortak hareket etme(DİSK in , Türk İş ve Hak İş i sürece dahil ettiği gibi) gibi ifade yok. Sendikamızın iş kolundaki diğer sendikalar ile toplu sözleşme öncesinde görüşmesi ve onları talepleri ortaklaştırma konusunda zorlaması
  • Mesleki ortaöğretim programlarında kayıtlı öğrencilerin katıldığı işletmelerde beceri eğitimi uygulaması öğrencilerin çocuklukları ve gerek eğitime ilişkin gerekse çalışma yaşamına ilişkin haklarından çok ekonomik sistem ve işyerlerinin gereksinmelerini karşılamaya dönük olmuştur. Bu bağlamda önü açılmış olan çocuk işçiliğinin sayısı pandemi döneminde daha da artmış bulunmaktadır. 30 kişilik sınıftan online derse katılan öğrenci sayısı en fazla 4-5 olmaktadır. Çocuklara derse neden katılamadıkları sorulduğunda çeşitli iş kollarında çalıştıklarını ifade etmişlerdir. Sendikanın bu konuda neler yapabileceğinin iş yerlerine ve üyelere bildirmesi önerilmektedir.
  • Sayfa 1, son paragraf: “eğitim ve bilim emekçilerinin, öğrencilerin ve velilerin ortak taleplerini emek, demokrasi ve barış mücadelesinin temel ekseni haline getirmek için çalışmalarımızı ve mücadelemizi sürdüreceğiz.” İbaresi ile sendikamızın ekseni veli derneklerine doğru kaymakta. Sendikamızın birinci ve asli görevi üyelerinin özlük haklarını korumak olmalıdır. Veli ve öğrencilerin ortak talepleri ile eğitim emekçilerinin taleplerinin ortaklaşmadığı pek çok talep bulunmaktadır.”
  • Taslakta “ sendikamızın kurumsal işleyişi” vurgusu azaltılmalı, meşru eylemler, alanlara çıkılması, özlük haklarımıza sert saldırılarda grevle cevap vermemize yönelik vurgular yapılmalı.
  • Taslakta, 8. Sayfa, 9. paragrafta yer alan, “ eylül 2020 itibariyle çalışma bakanlığına kayıtlı 45 eğitim sendikası” ibaresi, “ocak 2021 itibari ile güncellenmeli”
  • Mali sekreterlik bölümünde mali durumun aylık raporların şubelerle paylaşılmasına dair bir maddeye yer verilmemiştir. Mali şeffaflık açısından mali durumun tüm şubelere paylaşmasında fayda vardır. Tüzük gereği, üyelerimize ihraç, açığa alınma vb. nedenlerden dolayı hukuksal süreç tamamlana kadar yapılan ödemelerin, işe geri alındıklarında ödemelerin geri iadesinde sorunlar olduğu şube meclisinde de zaman zaman tartışılmakta, ancak taslakta bu duruma dair yapılacak bir çalışmaya yer verilmemiştir.
  • Diğer kurumlarla işbirliği bölümünde “üyelerimizin istek ve beklentilerine yanıt verebilecek bir kurumsal işleyişin yaratılması ve sürdürülmesi hedefiyle Eğitim Sen’i bugün bulunduğu noktadan daha ileriye taşımak için tüm organlarımız seferber edilecektir” şeklinde belirtilmiş ve bu temelde çalışmaların yerine getirilmesi önemlidir. Ancak taslağın belirli bölümlerinde diğer kurumlarla ortaklaşma vurgusu sık sık yapılmasına rağmen iş kolumuzda yaşanılan sorunlara dair işkolundaki diğer sendikalara çağrı yapma gibi ifade yok. İşkolundaki örgütlülüğümüz yaklaşık % 6 üyemiz olduğuna göre saldırılara karşı diğer sendikaları ve üyelerini mücadeleye çeken bir mücadele hattımızda olması gerekir.
  • Öğrencilerin eğitim yuvası olan okulların her durumda temiz ve sağlıklı bir ortam olması için okullarda kadrolu temizlik personeli bulundurulması kaçınılmaz bir gerçektir. İş-Kur bünyesinde ya da başka hizmet kolları aracılığıyla okullarda temizlik personelleri çalıştırılmakta, fakat MEM tarafından çoğu zaman geç görev başlangıcı yapılmaktadır. Kadrolu hizmetli çalıştırılması hem çalışanlar açısından sosyal haklarının karşılanması hem de sendikal haklara kavuşmaları önemlidir. Bu konuda Eğitimsen olarak MEB ile gerekli iletişimin güçlendirilerek temizlik personeli emekçilerinin de sosyal haklarını karşılanması gerekmektedir.
  • Asgari ücretin artık en düşük memur maaşına yaklaştığı şu zamanlarda biz eğitim e bilim emekçileri de ciddi anlamda sıkıntılar çekmekte, özellikle TÜİK rakamlarının gerçekçi olmadığı herkes tarafından bilinmesine rağmen maaşlarımızın her geçen yıl nasıl eridiğinin hepimiz fark etmekteyiz. KESK olarak toplu görüşmelerde gerçek enflasyon rakamları dikkate alınarak, hükümet ile yapılacak görüşmelerde durum iyi analiz edilmelidir.
  • Pandemi dönemi devam etmekte ve ne zamana kadar süreceği bilinmemektedir. Öğrencilerimiz yaklaşık bir yıldır eğitimden uzak kaldığından sendika olarak ileride yapılacak eğitim reformlarında MEB ile etkili bir eğitim politikası geliştirerek öğrencilerimizin eksiklerini giderme yoluna gitmeliyiz. Aksi halde bir nesil bir dönemi kaybedecek. Seçmeli derslerin belirlenmesinde belli bir kesimin elinde tutulmaması için atılımlar yapılması adına çalışma programında bu konuya özellikle önem verilmeli.
  • Öğrencilerin yığınla hazırlık kitaplarından binlerce soru çözerek gerçek başarının elde edilemeyeceği, okulların artık beceri temelli, yaparak yaşayarak öğrenme ortamına dönüştürülüp gerçek hayatta mücadele yolunu öğrencilerimize aktaran bir eğitim modeline dönüştürülmesi kaçınılmazdır. Eğitimsen olarak bir kurul oluşturulması ve bu kurulun geleceğin nesillerini yetiştiren bir plan program hazırlaması gibi bir yola başvurulabilir.

 

Genel meclis Toplantısı için görüş e öneriler:

  1. Hem Eğitim Sen kadrolarının gençleştirilmesi, hem de gençlikle organik bağların güçlendirilmesi açısından özel ve programlı bir gençlik çalışması zorunludur. Bu kapsamda başta üniversiteliler olmak üzere öğrenci gençlik içinde Genç Eğitim Sen vb gibi oluşumların kurulup geliştirilmesi desteklenmeli, çalışma programında bu hedefe yönelik somut başlıklar bulunmalıdır.
  2. Eğitim Sen, sadece öğretmenlerin özlük haklarına odaklanan, mücadele zeminini sadece bu amaca yönelik tarif eden hedefler belirlememelidir. Bunun yerine hizmet alanlar da dâhil olmak üzere eğitim iş kolundaki diğer bileşenlerin tamamına yönelik bir mücadele perspektifi geliştirilmelidir. Bu kapsamda olmak üzere öğrenciler, veliler, eğitim iş kolunda çalışıp 657 sayılı yasaya tabi olmayanlar, atanmamış öğretmenler, özel okul çalışanları vb. gibi kesimler sendikanın hedef kitlesi olarak görülmeli, bunların sendikaya üye yapılmasının yolu bulunmalı, bütün bu kesimlerin sorunlarına yönelik çözüm önerilerine ilişkin değerlendirmeler programda yer almalıdır.
  3. Eğitim Sen’in alandaki görünürlüğünü arttıran önemli unsurların başında hiç kuşkusuz sendika aktivistlerinin eylem ve etkinlikleri gelmektedir. Bu nedenle önümüzdeki çalışma döneminde sendika aktivistlerine yönelik özel çalışma ve eğitim programları planlanmalıdır. Sendika örgütlerimize yönelik kadro eğitimleri, sadece temsilci ve yönetici eğitimlerine hapsedilmemeli, aktivist eğitimlerine de gerekli önem verilmelidir.
  4. Son beş yıl içinde emek alanında yaşanan en büyük mağduriyetlerden biri yüz bini aşkın kamu emekçisinin KHK ile işinden edilmesi olmuştur. KHK mağdurları toplumun önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. KHK’lar emek alanında yarattıkları ciddi mağduriyetlerin yanı sıra temel bir insan hakkı sorunu olarak etkilerini sürdürmektedir. Eğitim Sen, KHK mağdurlarının alanına daha fazla odaklanmalı, bu alandaki yapılanmalarla daha güçlü bağlar kurmanın yollarını geliştirmelidir. Şubelerimizde KHK’lılarla ilgili komisyonların kurulması, bu alana yönelik özel çalışmaların planlanması ve geçtiğimiz dönemde ihraçlar gözetilerek yapılan aidat artışının KHK’lılarla ilgili çalışmalara ayrılması planlanmalıdır.
  5. Örgün eğitim alanında her düzeyde müfredat izleme grupları oluşturulmalı, ders müfredatları her türlü ayrımcılık açısından değerlendirilerek sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Belirlenmiş sorunların düzeltilmesine yönelik mücadele perspektifi çalışma programında yer almalıdır. Aynı şekilde, MEB’in örtük hedeflerine ilişkin bilimsel çalışmalar yapılarak sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
  6. Başta Eğitim Sen içinde örgütlü bulunanlar olmak üzere, çalışma hayatının değişik alanlarından emekli olanlar, örgütsüz ve dağınık bir hayatın içine terk edilmektedir. Örgütlü olan emekliler de oldukça dağınık ve küçük topluluklar şeklinde varlıklarını sürdürmeye çalışmaktadırlar. Emekliler alanındaki dağınık örgütlenmenin bir çatı altında toplanması ve diğer örgütsüz olan emeklilerin de bu çatı altına alınabilmesine yönelik çalışmalarda Eğitim Sen ve KESK inisiyatif almalı, bu alana yönelik özel bir çalışma hedeflenmelidir.
  7. Eğitim Sen’in mevcut resmi internet sitesinin yanı sıra, güncel haber/bilgi/belge paylaşımının yapıldığı ve gündemi Eğitim Sen’in bakış açısına uygun doğrultuda belirlemeye çalışan bir internet sitesinin kurulup geliştirilmesi desteklenmelidir.
  8. Mevcut örgütlenme tarzı özellikle büyük kentlerde hantal ve ulaşılması zor bir şube yapılarının oluşmasına yol açmaktadır. Özellikle büyük şehirlerdeki örgütlenme tarzına ilişkin daha dinamik ve yereli odağına alan bir örgütlenme biçimi geliştirilmeli, büyük şubeler mevcut hantal yapılarından kurtarılmalıdır. Çalışma programı, örgütlenme konusunda alışılmışın ötesine geçen ve hayata geçirilebilecek hedefleri içermelidir.
  9. Başta küçük merkezler olmak üzere Eğitim Sen’in örgütlü olduğu her yerdeki şubeler/mekânlar toplumsal muhalefetin buluşma yeri haline getirilmeli, bu yönde ilkesel bir tutum ifade edilmelidir.
  10. Sosyal medya günümüzde, kısa süre içinde çok sayıda insana ulaşmanın en etkili yollarından biri haline gelmiştir. Bu nedenle bu alanda etkili ve dikkati çeken mesajlar vermek her kurum gibi Eğitim Sen için de önemlidir. Sosyal medyanın profesyonel bir şekilde kullanılabilmesi için bu konuda etkili ve deneyimli bir ekip oluşturulması gerekmektedir.
  11. Gerek çağın değişen koşulları, gerek emek alanındaki dönüşümler gerekse kapitalizmin yeni birikim düzeni Eğitim Sen’de bir tüzük değişikliğini zorunlu kılmaktadır. Hem emek hareketinin yeniden yapılanmasını, hem 4688 sayılı yasanın mevcut sınırlarını aşmayı hem de emek mücadelesine yeni bir ufuk kazandırmayı hedefleyen kapsamlı bir tüzük değişikliği için acilen çalışmalara başlanmalıdır.
  12. Toplu sözleşmeler öncesinde işyeri ve şube odaklı çalışmalar yapılmalı, her şubeden bu çalışmalara yönelik alınan raporlar esas alınarak toplu sözleşme hazırlığı yapılmalıdır. Grevli gerçek toplu sözleşmeli sendika hak mücadelesi taslakta bir kez bahsedilmiştir. Sendikalar özellikle de KESK ve Eğitim Sen için olmazsa olmaz olan grevli toplu sözleşme hakkı yeniden en önemli talep olmalıdır.
  13. On-line derslerin ders saatlerinin öğretmen tarafından belirlenmesi gerektiği, öğleden sonraki zaman diliminde yapılan derslerin verim açısından uygun olmadığı, haftada bir gün okula gitmenin gereksiz olduğu vurgulandı.
  14. Öğretmen Aysun Karalar , Burçin Uysal ve öğrenci Okan Kömürcü’ anısına anıt heykel yarışması düzenleyip, Ankara’da Eğitim-Sen genel merkezi önüne ya da uygun bir kamusal alana ve Doğubayazıt Ortadirek Köyü okulu önünde olmak üzere 2 eş anıtın, öğretmenler gününde, törenle ve medyanın da ilgisini sağlayarak açılışı yapılmalı.

Öğretmenlerin 12 eylül darbesinden sonra itibarsızlaştırılmasına dair atılan adımlar son 20 senede giderek hız kazanmıştır. Böyle bir organizasyon, öğretmenlerin “yattığını”  söyleyenlere, “ ne iş yaptığını”  soranlara ve toplumdaki öğretmenlerin hak ettiği değerin altında olan algıya yönelik saygınlık kazandırmak için iyi bir müdahale, öğretmenlerin itibarsızlaştırılmasından dolayı toplumdaki algıyı düzeltmeye yönelik net bir cevap olacaktır. 2003 yılında, Ağrı Doğubayazıt ilçesi, Ortadirek köyü okulunda, ders işlenirken ısınmak için sobada tezeklerin tutuşturulması esnasında öğrenci Okan Kömürcü’nün alev alarak yanmaya başlaması üzerine olaya müdahale eden 2 kadın öğretmen Aysun Karalar ve Burçin Uysal da yanarak hayatlarını kaybetmişlerdir. Bu acı olay, öğretmenlerin zor şartlar altında çalışırlarken, öğrencileri için gözlerini kırpmadan yanmayı bile göze aldıklarını göstermektedir.

12 Eylül darbesinin ürünü olan 24 Kasım öğretmenler günü yerine, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü ya da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü de anıtların açılışı için tercih edilebilir, ancak 24 Kasım öğretmenler günü, Türkiye’de öğretmenlerin en gündemleştiği, basında en fazla yer aldığı tarih olması açısından tercih edilmelidir.

  1. Sendikal eğitimlerimiz için, Barış İçin Akademisyenler’den imzacı KHK ile ihraç edilen üyelerimiz den yararlanılmalı.
  2. İşyerlerinde örgütümüzü büyütmeden yol alamadığımız ortada, sendikal politikalarımız merkezinde işyerlerinde çalışan kamu emekçilerin yaşadığı somut sorular üzerinden oluşan talepler (Kamusal eğitimin ortadan kaldırılması, güvencesiz ve esnek çalışma, atanamayan öğretmenler, 3600 ek göstergenin verilmesi, Vergi dilimin sabitlenmesi, uzaktan eğitimde yaşanan sorunlar vb.) olmak zorunda. Kararlar ve eylemler, mesaj çağrıları sadece ileri gelenlerle alınıp uygulanmasından çıkması için işyeri temsilciliklerin aktif olduğu, karar alma ve uygulamaların merkezinde işyerinde çalışan üyeler ve üye olmayan kamu emekçilerin sürece dahil olması ile mümkün olacaktır.
  3. Derslik açmak adına kapanan kütüphane, laboratuvar, atölye gibi alanların okulların olmazsa olmazı olduğu her mantıklı düşünen eğitimci tarafından bilinmektedir. Sendikamızın taslakta bu konuya da genişçe yer verip, ilgili alanlarda öğretmenlerimizin mesleki becerilerine katkı sunacak eğitimleri yine kendi içimizde alanında uzman eğitimciler tarafından verilerek üyelerimizin mesleki başarılarına başarı katması için karşılıklı fayda yoluna gidebiliriz. Yani sendikamızda birbirimizi geliştirme yoluna gitmeliyiz. Biz gelişirsek öğrencilerimizi de o derece yetiştirir ve etkileriz.
  4. Mersin Üniversitesinin birimlerinde pandemi koşullarında esnek çalışma farklı uygulamalarla birim amirlerinin inisiyatifine bırakılmış durumda. Bazı birimlerde esnek çalışma uygulamasına geçilmediğinden personel servislerinin doluluk oranı pandemi koşullarına uygun değildir.
  5. Akademik personellerin ek dersleri olsun olmasın internet paket ücretleri üniversite tarafından karşılanmamakta. Kimi akademisyenler online dersler için üniversiteye gitmektedir. Üniversiteye gitmeyen akademisyenlerin hanede kullanılan internet paketinde artış ihtiyacı doğmaktadır.
  6. Kadın emeğinin özgürleşmesi ve toplumsal farkındalık oluşturulması için 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün kadınlar için resmî tatil ilan edilmesinin KESK bütünselliğinde ön plana çıkarılarak emekçi kadınların sesinin yükseltilmesi,
  7. Kadınların parasız, bilimsel ve anadilinde kreş talebinin KESK bütünselliğinde eylem etkinlik ve görsellerle dile getirilmesi,
  8. Kadına yönelik şiddetin pandemi ile artması sebebiyle kadın üyelerimize yönelik danışmanlık hizmetinin genel merkezin kararıyla şubelerimize iletilmesi ve şubelerin bu konuda etkinlik ve birimler oluşturulması,
  9. Kadınların işyerlerinde yaşadıkları şiddetin toplumsal cinsiyet rolleriyle bağlantılı olduğu bir yerde kadın üyelerimizin politik ve pratik olarak güçlenmesini sağlamak amacıyla KADIN AKADEMİSİ’ nin kurulması,
  10. Eğitimde cinsiyetçilik ile ilgili literatür taramaları yapılması ve alternatif eğitimde dünya tarihinde yer alan, erkek egemen zihniyetin gölgesinde silinmeye çalışan Kadın eğitimcilerin kapitalist ataerkil eğitim sistemine karşı çıkış noktası alındığı EĞİTİMDE CİNSİYETÇİLİK ve ALTERNATİF EĞİTİM MODELLERİ konulu çalıştay, kongre, atölye çalışmaları vb. düzenlenmesi,
  11. Toplumun tüm farklılıklarını içeren demokratik, eşitlikçi bir anayasa ve siyasette demokratik birlik için eğitim sen ve KESK in ( Disk, TTB ve TMMOB) ile birlikte daha aktif rol üstlenmesi.
  12. Temel ilkelerimizden olan anadilinde eğitimin yasal güvenceye alınması için bu konuda ortak mücadele edebilecek kesimlerle birlikte daha fazla çaba harcanması ve merkez ve şubelerde eğitim komisyonları içinde anadilde eğitim alt komisyonları oluşturularak ortak programlar çerçevesinde farklı dillerde eğitim için her yerelin özgünlüğüne göre çalışmalar yürütülmelidir.

 

EĞİTİM SEN MERSİN ŞUBESİ

 

 

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.